Bugün Ne İzledim - alpalp84

Bugün Ne İzledim - alpalp84

2 saatlik bir yapım ama bence süresi biraz daha kısa olmalıydı. Senaryo dolduramamış. Başroldeki arkadaş tarımla uğraşmaya karar verir. Binbir zahmetle kendine ortak bulur, parayı biriktirirler. Her şeyleri güzel gitmektedir, parayı bankaya yatırırlar... diye başlar filmimiz. gerçi bu 2 satır olay 1 saatte anlatılıyor. 1.5 saat olsaydı çok daha iyi olurdu bence. Sürenin senaryoya uymaması haricinde bence çok güzel yapılmış genel bir film. Tam ailecek seyredilecek bir yapım.

Dünya üzerinde AK-47 veya Kalashnikov ismini duymayan yoktur. Silahın mucidi Mikhail Kalashnikov'un hayatını anlatan çok güzel bir yapım. Gerçekten silahın yapımı böylemi olmuştur bilmiyorum ama gayet güzel bir konuya sahipti. Holivud filmlerinden kustuğum bir sırada ilaç gibi geldi. Holivud filmlerinde ruslar aptaldır, silahları çalışmaz, en kaslı adamı amerikalı kovboylar 2 yumrukta yere serer, en ufak insani değere önem vermez... gibi propagandalardan uzak rusların nasıl çalıştıklarını, özendiklerini anlatmış.

Hint filmleri uzundur ama içini doldururlar. Bu filmde öyle olmamış malesef. Süresi boyunca çokça sıkıldım. Konusuysa fazlaca saçmaydı. Ciddi ciddi diyim, seneler önce yapılmış "Kara Murat" filmlerinin hepsinde daha iyi bir senaryo var. Bol bol efekt kullanılmış. Bütün efektleri anladımda, at bile gerçek değildi, bilgisayarla yapmışlar. Kamera çekimleri biraz 300 Spartalı'ya özenilmiş, savaş sahneleri bence örnek alınmış, ama becerememişler. Bol bol hint milliyetçiliği görüyoruz. Bence baş rolde olan adam hariç (beğendiğim bir aktör) pek bir artısı yok. Ayrıca düşmanda Babür İmparatorluğu. Jenerik sahnelerini filmin en başına koymaları ayrı bir saçmalık...

Hans Meyer ülkesinde sevilen, sayılan, ne kadar iyi sıfat varsa söylenebilecek bir iş adamıdır. Filmin en başında vahşice öldürülür. Katil suçunu anında itiraf eder. Meraklısı için yazayım, Türk bir kamu avukatı (Hans Meyer'in elinde yetişmiştir) katili savunmak için görevlendirilir... Diye başlıyor filmimiz. 2 saatten biraz uzun fakat bu süre bence uzun kaçmış. İlk yarı katilin ağzından tek kelime çıkmıyor. Sürekli susuyor. Dava adına en ufak bilgi verilmiyor. Fakat daha sonra giderek konu açılıyor. Film kendini izlettirmeye başlıyor. her sene 2-3 tane çıkan yahudi soykırım filmlerinden çok daha dramatik bir yapım. Gelecekseniz bana böyle yapımlarla gelin. Fakat süresi 10-15 dk kısalsaydı veya ilk yarısı biraz daha detaylı olsaydı çok daha iyi olurdu. Avrupa sinemasının her şeyini beğenirim zaten.

Daha yeni MK 9-10 bitirdim. Hikayesinide takip ederek tabi. 11'ide bitireceğim. Konuya az çok değil komple hakimim. Hikayenin bir çok yeri doğru ama Scorpion'u yenilmez yapmak için senaryoda değişiklikler yapmışlar. Sonu zaten oyundaki gibi değil. Oyunu yapan Ed Boon 9. oyundan beri sürekli Scorpion üzerine oynuyor. Hatta internetteki avatarı bile Scorpion. Oyunlarda herkese tek atan Scorpion... Film gayet güzel. kan gövdeyi götürüyor. Fatality'ler havada uçuşuyor. Kan banyosu yapıyorlar. Senaryonun Scorpion üzerine çevrilmesinden başka bir sıkıntısı yok. Onuda oyunu bilmeyen bilmez zaten. Ciddi manada yetişkinler için animasyon olmuş.

Tür kısmında komedi denmiş ama bence bu film kara komedi. Yer yer tabi komik sahneler mevcut ama filmin içindeki duygusallık komediyi bastırıyor bence. Sorunlu bir çocuk olan Ricky kendine yeni bir dağ evinde aile bulur. Her zamanki gibi huysuzdur ama buradaki ailemiz gerçekten Ricky'ye güzel bakmaktadır. Fakat Ailenin annesinin ölmesiyle işler değişir... diye başlıyor filmimiz. Sam Neill gibi bir usta oynuyor filmde, bence kıymeti bilinmiyor ama mükemmel bir oyuncu. Sıcak, güzel bir aile filmi.

Sefiller kitabını lise yıllarında okumuştum fakat unuttum. Bu yüzden tamamıyla kitaptan bağımsız bir eleştiri yapacaüım. Hafiften sert, fakat bazı yerlerde gerçekten bunu hakeden insanlara yapan Fransız polisi kazara bir çocuğun yüzüne gaz bombası misali bir silah ateşler. Çocuk ağır yaralanır, olay ise bir dron tarafından kaydedilmiştir... Konu bu fakat inanın bu konu filmin neredeyse ortalarında anlatılıyor. Polislerin ve varoş mahallesi insanının karakter analizi uzun bir başlangıç oluşturuyor. Varoş mahallesinde yaşayan insanlar fakir ama hallerinden mutludurlar. Bunlar Fransa halkı bile değil sanırım. Göçmen statüsündeki insanlar. Sürekli polis tarafından rahatsız edilmektedirler. Bu halkın ağa babaları polisle yer yer iş birliği yapıp polisi sakinleştirmektedir, tabi hep kendi çıkarlarını gözeterek. Film sürekli artan bir ivmeye sahip, bir şekilde kendini izlettiriyor. Bence sonlara doğru coşuyor. Her iki taraftanda görmenize müsade ediyor. Çok beğendiğim bir yapım oldu.

Amerika Irak'a yoğun şekilde demokrasi getirmeye çalışıyordur. Fakat Irak halkı bunu anlamaz ve Amerika'lılarla ölümüne mücadeleye girerler. Amerika askerleri her şeye rağmen özgürlük ve demokrasiyi getirmeye kararlıdır. Konulu onlarca filmden bir diğeri. Medya yoluyla ırak savaşını meşrulaştırmaya çalışan propaganda filmi. Bu filmdede bomba imha ekibinin başından geçenler anlatılıyor. Güzel oyuncular, yıkık dökük Irak sokakları, vasat bir senaryoyla birleşince birde uzun süresi eklenince izlemeye doyum olmuyor.

Bu filmi seyrederken sinema eleştirmeni gömleğini çıkartıp, 10-15 yaş geriye gitmek lazım. Sonuçta recep serisinin yeni filmini seyrediyoruz. İlk 3 filmden sonra olay recep şurada, recep burada filmine dönmüştü. Bu filmdede yeni konsept afrika teması. Yer yer güzelce güldüren sahneleri mevcut. Goril ile alakalı sahneleri çok beğendim. Fakat uçağa binme kısımları gibi bence büyük potansiyele sahip kısımlarını hiç kullanmamışlar.

Kill Bill'in örnek aldığı en büyük yapım diyebiliriz. Sadece ayıp olmasın diye konuyu 3-5 değiştirmişler. Mutlu mesut ailemiz yeni evlerine doğru gitmektedir. Yolda eşkiyalar önlerini keser. Kocası ve çocuğu kaçırılan kadın eşkiyaların esiri olmuş, belkide aylarca tecavüze uğramıştır. İntikam yemini eder, fakat ömrünün yetmeyeceğini anlar. Bir çocuğu olması lazımdır. Önüne gelen her erkekle yatmaya başlar. Taki bir çocuğu oluncaya kadar... diye başlıyor hikayemiz. 1973 yılına göre izlemek lazım, ayrıca şu andaki Japon filmlerinde bile olduğu gibi sanki hortumla kan fırşırma sahneleri mevcut. Eski bir film olmasına aldırış etmezseniz zamanınızı çok güzel geçirebilirsiniz.

Recommended articles